şebnem ferah uçurtma

17 12 2009

Şebnem Ferah Uçurtma şarkı sözü
Gelmişim geçmişim
Birden aniden buharlaştı
Bol kitaplı bir odada

Dünya yavaşca önümde uzandı
Ben en güzel şarkımı henüz yazmadım,
Ben en güzel şarkımı henüz yazmadım,
Yel değirmeni Rüzgarla

Rüzgar uçurtmayla geldi
Uçurtma bir çoçugun gözünden,
Dünyayı korkuyla seyretti,
Kaldırımda bir güvercin

Birden dizüstü yere uzandı
Kundağında kundaklanan bir ruhu
Vicdanlardan göğe taştı
Ben en güzel şarkımı henüz yazmadım,

Ben en güzel şarkımı henüz yazmadım,
Yeldeğirmeni Rüzgarla
Rüzgar uçurtmayla geldi

Uçurtma bir çoçugun gözünden,
Dünyayı korkuyla seyretti…





şebnem ferah bazı aşklar

17 12 2009

En son gördüğüm rüya
En son yazdığım şarkı

Hepsini sana anlatamazsam
Hepsini sana söyleyemezsem
Hepsini seninle paylaşamazsam
Eğer sen duymazsan

Yarım kalırlar
Yetim kalırlar
Küskün kalırlar
Aynı sen ve ben gibi

Sen ben bitmeyen şiir
Sen ben bitmeyen şarkı

Boynunun omzunla buluştuğu
Hem serin hem ılık çukurdan
Yavaş yavaş yudum yudum su içtim
Sonra kayboldum

Bazı aşklar
Yarım kalırlar
Yetim kalırlar
Küskün kalırlar
Aynı sen ve ben gibi





şebnem ferah insanlık

17 12 2009

Aynıydı gökyüzümüz,
Savrulduk her birimiz insanlığa ne oldu
Masumdu gözlerimiz
Adildi kalplerimiz insanlığa ne oldu

Ormandık kül olduk
İnsandık kul olduk
Kaybettik savrulduk
Ayrıldık haykırmadık biz

Farklıydı seslerimiz
Aynıydı gerçeğimiz insanlığa ne oldu
Berraktı umutlarımız
Çekingendi hırslarımız insanlığa ne oldu

Ormandık kül olduk
İnsandık kul olduk
Kaybettik savrulduk
Ayrıldık ayrı kaldık

Ormandık kül olduk
İnsandık kul olduk





şebnem ferah serapmış

17 12 2009

Güneş batınca farkettim,
Bütün hayallerim caddeye uzanmış,
Tüm doğru bildiklerim,
Asfalta akmış hepsi serapmış,

Birileri var önümde yerimde,
Her yanımda yüreğimde,
Kalabalığın içinde dışında,
Heryerde yalnızlığımda,

Ah karaya oturmuş eski bir gemide,
Gölgesinden sıkılmış söğütte,
Baktığım heryerde her aynada,
Mutluluktan sürünmüş sanki,

Yasaklanmış biri var,
Elinden içilmiş şarapta,
Gözlerinden okunmuş şiirde,
Baktığım heryerde her aynada,

Mutluluktan sürünmüş
sanki yasaklanmış biri var,
Güneş batınca farkettim,
Bütün hayatım caddeye uzanmış,
Yolun tam yarısında ,
Asfalta akmış herşey serapmış,





şebnem ferah ateşe yakın

17 12 2009

Bir mum yaktığım o akşam seni andım
Korkuyu savdığım her anı hatırladım
Gittiğin günden bugüne her şey aynı sadece
Çok özledim her kahraman gibi erken gittin

Gördüğüm en son ışık parıltı sendin
Hep parladın
Dinlendiğin o sarmaşık sonra soldu
Hep uçtun ateşe yakın

Bir kayık iki kürek
Ay parlak asil yürek
Biraz rakı biraz azık
Belki hayat bu demek

Göçtüğün gün ben
Tesadüfen düşümde gördüm veda ederken
Çok özledim her kahraman gibi erken gittin
Gördüğüm en son ışık parıltı sendin

Hep parladın
Dinlendiğin o sarmaşık sonra soldu
Hep uçtun ateşe yakın





şebnem ferah mahalle

17 12 2009

Kalbimin topraklarına mezarlar kazdım
Her birinin üstüne gökdelenler koydum
Aklımın yapraklarını birbir kopardın
Binaların üst katlarına süslü teraslar yaptın
Geçer gider sandım geçmedi gitti
Kurduğun bu mahalle, haritadan silindi
Aklımın sokaklarını arar sorarken

Kimbilir ben kaç kalp kırdım
Zamanın istasyonunu trenler geçerken
Kimbilir kaç kez kaçırdım
Uykumun masallarını her gece anlattın

Dinledim defalarca seni kahraman yaptım
Kurduğum mahallenin her sokağında
Utanmadın gecelerce sövdüm saydım
Geçer gider sandım geçmedi gitti
Kurduğun bu mahalle haritadan silindi





şebnem ferah eski

17 12 2009

Eski bir şiir, eski bir hikaye
Eski bir ezgi var aklımda
Herkes hayattaydı bildiğim herkes
Hiç korku yoktu, yoktu aklımda
Eski bir kitap, eskimiş resimler
Eski bir şarkı var aklımda
Sevdiğim birini hiç kaybetmemiştim
Kaybetmek yoktu, yoktu aklımda
Sıradan basit bir günün uğruna
Hiç dua etmemiş, hiç yalvarmamıştım
Sen nasıl başardın yüzyıllık ağaç gibisin
Nasıl böyle kaldın
Büyürken eskimeyen, eskisede değerlenen
Sen nasıl başardın yüzyıllık ağaç gibisin
Nasıl böyle kaldın
Yoksa sende sadece öyle duranlardan mısın?
Eski bir oyun, eski bir sokakta
Eski bir hırka var omzunda
Aşka inanırdım, her hücremle
Hiçbir yük yoktu, yoktu omzumda
Sıradan güzel bir günün uğruna
Hiç dua etmemiş, henüz yalvarmamıştım
Sen nasıl başardın yüzyıllık ağaç gibisin
Nasıl böyle kaldın
Büyürken eskimeyen, eskisede değerlenen
Sen nasıl başardın yüzyıllık ağaç gibisin
Nasıl böyle kaldın
Yoksa sende sadece öyle duranlardan mısın?